• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/FACEBOOK
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905324954370
  • https://www.twitter.com/Twitter
  • https://www.instagram.com/İnstagram
Musa Uzunkaya
musauzunkaya@gmail.com
Köşe yazısı-siyasi bir analiz
26/05/2026

CHP'de neler oluyor!
Siyaset, milleti ve devleti dürüst ve şahsiyetli olarak yönetmenin bilim ve sanatıdır. Siz bunu farklı kavramlarla da ifade edebilirsiniz. Sonuçta, siyaset nefsani arzuların, bir kısım zaaf, kişisel ikbal ve istikbal sevdası için değil, kendisini göreve getiren Hakk’ın zahiri olan halka adam gibi dürüst hizmet edebilmektir.
Esas amaç ve gayesi, topluma vaat edilenlerin, insanlar tarafından yapılması beklenilen hizmetlerin ifası iken, şayet şahsi ikbal ve çıkarlara hizmet için kullanılırsa siyaset, artık siyaset müessesesine de, siyasetçinin bizatihi kendisine de güven kalmaz.
Her fırsatta Cumhuriyet ile yaşıt olduğunu, Cumhuriyet'i kuran partinin kendileri olduğunu söyleyen Cumhuriyet Halk Partisi, maalesef, 103 yaşındaki, muhtemelen bunaklık alameti gösteren, bir kısım pirifaniler gibi ciddi bir bunama evresine girmiştir. Yaşlısıyla genciyle CHP eksen kaymasına, esasen var olduğu günden beri, milletin temel ekseni ile alakası olmayan bu siyasi kadronun ciddi bir ahlaki çürümüşlüğe, hızlı bir şekilde yuvarladığını görmekteyiz.
İstiyorlar ki, sistemin bütün mekanizma ve unsurları günahları isyanları, hırsızlık ve yolsuzlukları, arsızlık ve ahlaki çürümüşlükleri yargı, devletin istihbarat ve güvenlik birimleri tarafından görülmesin, suç olarak telakki edilmesin, kendilerinde var olduğunu kabul ettikleri imtiyazları her halükarda korunsun.
Bir mutlak butlan vakası karşısında, ülkeyi terörize edenler, ekonomi ve toplum hayatını felç etmeye ant içen bu güruhun, şayet ikide bir bizim gibi partileri kapatılsaydı, acaba bu ülkede neler yapmazlardı? 
1970'li yıllardan itibaren Milli Nizamdan, Milli Selamete, Refahtan Fazilete, kendi deyimleriyle, CHP’nin yargısıyla mücadele edilip kapatılırken, kimsenin gıkı çıkmadı. Kimse isyanları oynamadı, kimseler sokaklara dökülmedi. 
Ey CHP, o halde, suç işleyen, suçluyu ifşa eden, maznunları yargıya taşıyan, delilleri ortaya koyan, bir çok suçu beraber işlediklerini alenen itiraf eden partinizin mensubu ve bir çoğu da seçilmiş olan, bu insanlara rağmen yargı ne yapmalıydı? 
"Hayır böyle bir suç yok, suçun ortakları olan sizler halüsinasyon görüyorsunuz, arkadaşlarınıza iftira ediyorsunuz, bu belgeler bize göre geçersizdir" deyip yargı üzerine mi yatmalıydı? 
Allah aşkına sizin zerre kadar izanınız, insafınız ve insanlığınız kaldı mı? 
Niçin kendinizi sorgulamıyor, 'iktidarın yargısı' suçlaması yerine, vicdan yargısıyla ciddi bir muhasebe içerisinde, kendinizi hesaba çekmiyor ve; "Acaba biz nerede yanlış yaptık, niçin yanlışlara, hırsızlık, arsızlık ve ahlaki zaaflarda ısrar ettik ve her şeyden önce bugüne kadar sağır sultanın duyduğu akçeli ve ahlaki problemlerin hesabını, biz niçin sormadık ve yargıya-temizse-biz kendi ellerimizle teslim etmedik?" bu sualleri istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz. 
Onun için, kendisinin ne kadar dürüst olduğu tartışılabilir, konumdaki Kemal Kılıçdaroğlu bile, "Bu parti arınmalıdır, kendini temizlemelidir" diyorsa, artık her şey zıvanadan çıkmış demektir.
Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve şürekası, temelinde de sakatlık bulunan bir siyasi mirasın bugün tasfiyesi için, elbirliğiyle çok kısa bir sürede yapılması çok zor olan bir işi başararak, bugüne kadar Cumhuriyet tarihimizde görülmemiş bir şekilde pisliğin ve rezaletin girdapına yuvarlanmış bir siyasi mevtayı milletin önüne koymuşlardır.
İktidar dahil, elbette diğer partiler başkalarının idbarında ikbal aramamalıdır. Birilerinin yanlışı başkalarının gelecek sermayesi olarak algılanmamalı, herkes kendi amel defterine, halk ve seçmen nezdindeki dürüstlük karnesi ve itibarına baksın. Görülecektir ki siyaset hiçbir şekilde zaaflara ferdi hatalara prim vermez. Ve yine bilinmelidir ki, siyasetteki bir hata sadece bir sevabı veya güzelliğe gidermez. Siyasette bazen tek hata sizin bütün yaptıklarınızı yerle bir edebilir. 
Onun için çok dürüst, mutemet namusuna ahlakına, vicdanına, her şeyden önce de kendini yaratanına karşı sorumluluk bilincini kuşanmayan insanların dürüst siyaset yapma şansları yoktur. Çünkü bu ilahi bir muhasebedir. Yaratanına karşı sorumluluğunu bilmeyen ve ifa etmeyenin, yaratılana karşı sorumluluk şuuruyla hareket etmesi asla beklenemez. 
Türkiye’nin ve bugünkü Türk siyasetinin temeldeki sorunu da budur. Biz, nefsimize, ailemize, tüm insanlara ve yaratıcımıza karşı sorumluluklarımızı düşünmüyor hesaba katmıyorsak, kuru slogan ve vaatlerin siyaseti getireceği nokta bugün gelinen noktadır.
Yerel seçimlerdeki başarılarının karşılığı olarak ülkede yaşanan gayri ahlaki, gayri insani ve gayri vicdani siyasi tablo, bahse konu 103 yaşındaki siyasi mevtanın bugüne kadar bilinmeyen gerçek yüzüdür. Kimse onu mumyalamaya veya pudralamaya kalkarak göz boyamaya teşebbüs etmesin. Artık CHP’yi, ne Kılıçdaroğlu ne de bilfarz berhayat olsalar, kurucuları dahi kurtaramaz. 
Siyasette bağırsak temizleme safhasına girilmiştir. Darısı, varsa kirlenmiş diğer partilerin başına!


26 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Yerel Seçimler - 18/02/2024
Belediye Başkan adaylarını kim belirler
Boykot - 18/02/2024
Musa Uzunkaya
HAMZA UZUNKAYANIN ARDINDAN - 29/12/2023
HAMZA UZUNKAYANIN ARDINDAN ( YAZAN CLAL UZUNKAYA )
KADINLAR GÜNÜYMÜŞ - 08/03/2022
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
NECMETTİN ERBAKAN - 27/02/2022
ONA SONSUZ RAHMETLER DİLİYORUZ.
KÖRFEZDE NELER OLUYOR - 18/06/2017
KÖRFEZDE NELER OLUYOR
HAYVAN SALDIRILARI - 18/06/2017
HAYVANLARI ( KÖPEKLERİ) KORUYUP İNSANLARI MAĞDUR EDENLERE!
Trabzon-Rize futbol rekabeti - 09/06/2017
SPOR KARDEŞLİKTİR.
PAYLAŞIMLARDAN - 30/04/2017
ŞABAN İSMİNİ BİTİREN YAZAR!
 Devamı
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar45.599345.7820
Euro53.085253.2979
Hava Durumu
Takvim
whatsap
 REKLAMLAR